Board index Çalış çalış nereye kadar? der Karrierismus

İş olanakları

İş hayatı ile ilgili teknik-taktik varyasyonlar

New postby skywalker » Mon Aug 12, 2013 4:31 pm

Internet tabanli parlak bir fikriniz varsa ideal bir Dunya'da kod yazmayi ogrenmek iyi bir cozum mutlaka ama pratikte genelde fikir sahipleri partner bularak ilerletiyorlar.

Eger boyle ise bana bir mail atin, belki yardimci olabiliriz: deniz[at]parallelbrains.com
skywalker
 
Posts: 82
Joined: Fri Jul 16, 2010 9:08 am
Location: Londra

New postby kayip_milyon_davasi » Sat Nov 09, 2013 1:28 am

Merhaba arkadaşlar

Böyle bir site bulunmaz nimet. Öncelikle siteyi kuranlara ve bilgilerini/deneyimlerini paylaşanlara teşekkür etmek isterim.

Ben Ankara anlaşması kapsamında Londra'ya gelip contractor olarak çalışma niyetindeyim.
Bu niyette olan birçok kişi gördüm burada, birisi de ben olacağım gibi görünüyor :)

Bu niyetin en büyük motivasyonu öncelikle para. Para ve Londra'daki iş hayatıyla ilgili bazı sorularım olacak, bilgilerinizi paylaşırsanız minnettar olurum.

Öncelikle ben İstanbul'da bir bankada java geliştiricisi olarak çalışıyorum. 8 yıllık deneyimim var ve ciddi bir yazılımcıyım.

Bunun 2.5 senesi İsveç'te geçti (iş+master). Dolayısıyla bir miktar yurtdışı iş deneyimim var. Maceracı ruh hala içimde :)

İngilizcem iyi ancak geçen ay ilk defa Londra'ya turist vizesiyle geldiğimde rahat anlaştığımı, karşımdaki birkaç dakika sonra espriler vs yapmaya başlayınca arada bir bende bandın kopmaya başladığını gözlemledim. İngiliz aksağanına alışmak gerekecek..

Burada 8000 TL'ye yakın net maaş alıyorum ve 2-3 yıla müdür olma ihtimalim var görünüyor. Müdür de olsam ancak 9K olur..

Öte yandan İstanbul'da yaptığım iş görüşmelerinde artık bu miktarın üst limit olduğunu ve ağzımla kuş tutsam da üstüne çıkamayacağımı net anlamış bulunuyorum.
İşte bu yüzden Londra çekici geliyor (Londra'daki yaşam giderleri hakkında ayrıntılı bilgim var) ancak sorularım edindiğim bilgi ve gözlemlerimin ne kadar gerçekçi olduğuyla ilgili olacak.

1-Contractor olarak iş ilanlarına baktığımda çoğunluk ilanın 500p/gün olduğunu görüyorum (jobserve). Kaba bir hesapla aylık net 20.000 TL'nin üzerine karşılık geliyor. Buradaki rahatımı 400'ün altına bozmayı düşünmüyorum. Gerçekten IT alanında kod yazan arkadaşlar bu seviyelerde işe girebiliyor musunuz? Fake ilan çok, rekabet çok, Türkiye deneyimi pek önemsenmiyor gibi birçok yazı okudum. Kendine ve bilgisine güveni tam biri olarak vizeyi alıp geldiğimde 400-600 arası bir işe girmek ne kadar mümkün? 2-3 ay iş arama ile olabilecek bir şey mi? Tabii ki kişiye/cv'ye göre çok değişken bir soru ama çoğunluğun durumu nedir gerçekten merak ediyorum.

2-İş ortamları nasıl? Burada günde 13-14 saat + haftasonu çalıştığımız oldu aylarca. Orada böyle birşey olmadığını öğrendim ancak sorum daha çok insanların tavırları, işi geciktirmeniz, harikalar yaratamadığınız durumlarda tutumları nasıl oluyor? Baskı/stres ne seviyede? Örneğin İsveç'te mesai saatinde telefonla 10 dakika konuşmak bile hoş karşılanmıyordu. Okuduğum kadarıyla contractor'lardan beklenti daha fazlaymış, biraz daha net, örnekleyerek açıklamanızı rica edebilir miyim?

Uzun yazmışım ama okuduğunuz ve vereceğiniz cevaplar için şimdiden çok teşekkür ederim.
kayip_milyon_davasi
 
Posts: 6
Joined: Fri Nov 01, 2013 6:45 pm

New postby skywalker » Sat Nov 09, 2013 12:00 pm

Java/Contractor/Para dediginize gore banka veya bi finansal kurumda calismayi planladiginizi dusunuyorum, finans alaninda tecrubeniz var mi?
skywalker
 
Posts: 82
Joined: Fri Jul 16, 2010 9:08 am
Location: Londra

New postby kayip_milyon_davasi » Sat Nov 09, 2013 1:08 pm

Açıkçası ilk tercihim banka/finans sektörü olmayacaktır ancak finans işlerinin daha stabil ve yüksek getirili olacağını zannediyorum (en azından Türkiye'de böyle). Bu nedenden dolayı banka/finans sektörüne sıcak bakıyorum.

Şu anda bankada çalışıyorum, önce ödemeler bölümünde çalışıyordum, şimdi sigortadayım. Yazılım geliştirme tarafında olduğum için teknik finans jargonu ve iş süreçlerine çok hakim olduğumu söyleyemem.
kayip_milyon_davasi
 
Posts: 6
Joined: Fri Nov 01, 2013 6:45 pm

New postby hcho » Mon Nov 11, 2013 7:04 pm

Turkiye'de ne kadar tecrubeniz olursa olsun hemen gelip £500pd civari bir kontrati almaniz cok mumkun degil. Imkansiz demiyorum ama imkansiza cok yakin.

Iki ulke arasinda is ahlaki ve profosyonellik anlaminda cok ciddi farklar var. Bunlarin edinilen tecrubeye de direkt etkisi var. Turkiye, ya da herhangi bir gelismekte olan ulkedeki tecrubenin sayilmamasinin sebebi de bu.

1-2 sene daha az odeyen kontratlarda pisip ondan sonra cikarsiniz buraya gelirseniz.

Kontrat isinde fazla mesai olmaz. Kontratta yazili saat oldu mu paltonuzu giyer cikarsiniz.
Die Angst des Tormanns beim Elfmeter
User avatar
hcho
BRUCE DICKINSON
 
Posts: 2071
Joined: Fri Dec 22, 2006 1:13 pm

New postby kayip_milyon_davasi » Mon Nov 11, 2013 10:23 pm

"1-2 sene daha az odeyen kontratlarda pisip ondan sonra cikarsiniz buraya gelirseniz." demişsiniz ama bu ucuz kontratlar da orada değil mi? Oraya gelip ucuzdan yükseğe ilerlenir diye anlıyorum.

İş hayatındaki bu farkları biraz açmanız mümkün mü? En çok neye şaşırırım/yadırgarım/zorlanırım? Gözlemleriniz nedir?
kayip_milyon_davasi
 
Posts: 6
Joined: Fri Nov 01, 2013 6:45 pm

New postby hcho » Mon Nov 11, 2013 10:47 pm

Yazilim ve Londra icin konusuyorum £350 civarinda bir esik var. Bu esigin altindaki kontratlar biraz isi bitir de nasil bitirirsen bitir havasinda oluyor. Yapilan isin kalitesine pek bakilmaz. Projelerin capi da kucuk olur. Start up ya da dijital ajans tipi isler bunlar.

Bu esigin ustunde yapilan iste kalite de araniyor. Kalite standartlari da Turkiye'dekinin hayli ustunde.

Esigin ne tarafinda olursa olsun isi geciktirmek gibi bir opsiyon cok yok. 1-2 kere musamaha edilir belki, 3. de bu is yurumuyor denir, yollar ayrilir.

Dil engeli(Ingilizce'yi ne kadar bilseniz de minimum bir alti ay sarsinti oluyor), beklentilerin yuksekligi, ortalama insanin cok daha mesafeli olusu gibi tek basina cok muhim olmayan ama ayni anda ust uste gelince yipratan bir cok sey var.
Die Angst des Tormanns beim Elfmeter
User avatar
hcho
BRUCE DICKINSON
 
Posts: 2071
Joined: Fri Dec 22, 2006 1:13 pm

New postby silvertr » Tue Nov 12, 2013 2:14 pm

@ kayip_milyon_davasi bahsettigin sektorde permanant olarak calisiyorum. Karsilasabilecegin zorluklar bir kac kademeli.. Dedigin miktarlarda contractor is bulabilmen icin hcho nunda dedigi gibi biraz 350-300 civarindaki islerde pismen gerekiyor. O isleri bulabilmen icin UK contractor deneyimin olmasi gerekiyor . Contractor isleri permanant islere gore daha az miktarda.. Misal sen contractor is bakarken headhunterlar cokca "permanant" olmaz mi ? dicekler Vericegin iki cevap var 1. hayir 2. sirket bana sponsor olsun. 2 cevapta hoslarina gitmeyebilir.
Benim sana diyebilecegim karamsar olma .. buraya gelmeden once is gorusmeleri bagla.. TR de telefon gorusmelerini yap. Sonra atla buraya gel bi 6 ay kendine zaman ver. Bu sure de is bulamasan bile bircok sey tecrube ediceginden eminim.
User avatar
silvertr
ROBERT PLANT
 
Posts: 133
Joined: Wed Sep 15, 2010 7:23 am

New postby kayip_milyon_davasi » Tue Nov 12, 2013 4:26 pm

hcho cevapların için teşekkür ederim. <£350/gün olan kontratları almak azimle mümkün diye anlıyorum. ekleyebileceğiniz bir uyarınız olursa sevinirim.
kayip_milyon_davasi
 
Posts: 6
Joined: Fri Nov 01, 2013 6:45 pm

New postby 386-DX » Tue Nov 12, 2013 5:25 pm

Ben de diğer arkadaşlara katılıyorum. UK tecrübenizin olmaması iş ararken gerçekten zorlayacaktır. Ben daha önce yine yurt dışında, üstelik büyük ve burada da iyi bilinen bir uluslararası şirkette çalıştığım halde İngiltere'deki ilk işimi ararken epey zorlanmıştım. Çevremde gördüğüm tecrübeler de ekseriyetle aynı yönde.

Türkiye'de hiç full-time çalışmadığım için en çok hangi konularda zorlanırsınız tam olarak emin değilim, ancak kendimden ve Türkiye'deki tanıdıklarımdan bildiğim kadarıyla (en azından yazılım sektörü için) bazı farkları şöyle görüyorum:
- Burada en önemsenen şey yaptığınız işin kalitesi. Türkiye'deki gibi kişisel ilişkiler, dedikodular, pozlar, ayak oyunları, egoculuk ve bir takım glu glu danslarıyla prim yapmanız pek mümkün değil. Bu tip hareketler size fayda değil zarar getirir. Aynı şekilde kimse sizin ne giydiğinizi, ne yiyip içtiğinizi, saçınızı sakalınızı, hobilerinizi fobilerinizi ve özel hayatınızı umursamayacak. İmaj kaygılarınızı geri plana atın, teknik ve mesleki becerilerinize odaklanın. CV hazırlarken bunları yazın, mülakatlara hazırlanmak için en çok teknik sorulara çalışın, işe girdiğinizde yaptığınız işe odaklanın, vs.
- Orta düzey yöneticilerin teknik donanımı ve teknik işlerin ucundan tutma oranı kesinlikle daha fazla. (yine üstteki madde)
- Türkiye'nin aksine buradaki şirketler gerçekten teknoloji geliştirebiliyor, ciddi küresel rekabetlere girebiliyor. Bunda ülkede İngilizce konuşulmasının, nitelikli işgücünün, sermayenin, saat diliminin, teknoloji kullanımının, hedef kitle büyüklüğünün ve bunun gibi faktörlerin etkisi var. En küçük start-up'larda bile doktoralı moktoralı ar-ge elemanları çalışabiliyor. Dolayısıyla hem teknik temellerinizin sağlam olması, hem yaratıcı olmanız, hem de yeni teknolojileri sürekli takip edip geri kalmamanız lazım.
- Türkiye'deki lider kültürü yerine daha takım odaklı bir kültür var. Patronlar allah değil. Ne denirse yapmanız değil, fikirlere katkıda bulunmanız, girişken, uyumlu ve yaratıcı olmanız bekleniyor. Rockstar'lık da pek hoş değil. Bunların dengesini sağlamak başta biraz zor.
- Sonuç olarak belki şu an sandığınız noktada olmayabilirsiniz, 8 yıllık tecrübeniz buraya göre hava civa olabilir, ilk başta iş bulmakta zorlanabilirsiniz, umduğunuz maaşları alamayabilirsiniz. Enseyi karartmayın, kendinizi geliştirmeye bakın.

İkinci sorunuzla ilgili olarak:
- İş ortamları kesinlikle daha rahat. Günde 13-14 saat çalışmak, haftasonu çalışmak gibi şeyler asla söz konusu değil. Önceden çalıştığım bir şirkete iş görüşmesine gittiğimde "yalnız biz uzun saatler çalışıyoruz, ona göre" diye defalarca uyardılar. Uzun saat dedikleri 9:30-19:00 arasıydı.
- İşi geciktirmeniz hoş karşılanmaz, ama kimse de sizi elinizde olmayan sebepler yüzünden suçlamaz. Kimse yapamayacağınız büyüklükte işleri üstünüze yıkmaz. Bence işinizi düzgün yapmanız hızlı yapmanızdan daha önemli. Türkiye'deki iş yüküne alışıksanız tembellik etmediğiniz sürece sorun yaşamazsınız diye düşünüyorum.
- Mesai saatinde telefonla konuşmanızı, bişeyler atıştırmanızı, arada bir youtube facebook açmanızı (abartmadığınız sürece) kimse dert etmez.
- Contractor'ların saatine (epey) para sayıldığı için beklentilerin de daha yüksek olduğu doğru. Bununla birlikte size şirketin kalıcı elemanı gözüyle bakılmadığı için performans değerlendirmeleri, 3-6 aylık hedefler, oryantasyonlar, eğitimler, toplantılar, takım aktiviteleri ve (her ne kadar az olsa da) kişisel rekabetlerden/çatışmalardan ve benzeri karın ağrılarından soyutlanıyorsunuz.

Bunları kendi kişisel tecrübelerime dayanarak ve hedeflediğinizi söylediğiniz işler/maaşlar için yazdım. Başka birilerinin deneyimleri farklı olabilir. Dediklerimin bazıları bankacılık sektörü için geçerli olmayabilir. Aslına bakarsanız özellikle yatırım bankaları için çalışmanızı pek önermem. Hem etik olduğunu düşünmüyorum, hem de gerçekten fazlasıyla zorlayıcı/bürokratik/sıkıcı işler yapıyorlar.
386-DX
ROBERT PLANT
 
Posts: 303
Joined: Fri Dec 21, 2007 1:50 am
Location: Londra

New postby kayip_milyon_davasi » Wed Nov 13, 2013 4:13 pm

Cevaplarınız için teşekkürler skywalker, hcho, silvertr ve 386-DX.

Açıkçası bankacılık/sigorta/finans sektörlerinin yazılım işlerinden pek hoşlanmıyorum. Hatta şu an yaptığım iş çok canımı sıkar durumda. İş kalitesi yerlerde sürünüyor ama bundan rahatsız olan çok az kişi var. Motivasyonsuz çalışmak da bildiğiniz gibi oldukça rahatsız edici. Londra'da daha düzgün iş yapılması da çekici etkenlerden biri.

@386-DX, yatırım bankaları için bahsettiğiniz "zorlayıcı/bürokratik/sıkıcı" işleri çok iyi biliyor ve çok da rahatsızlık duyuyorum. Ancak etik bulmamanızın nedenini merak ettim.
kayip_milyon_davasi
 
Posts: 6
Joined: Fri Nov 01, 2013 6:45 pm

New postby kayip_milyon_davasi » Thu Nov 14, 2013 9:58 am

Bir de şunu merak ediyorum arkadaşlar: IT sektöründe Londra'da yabancı/İngiliz oranı nedir? %10 yabancı, İngiliz ağırlıklı bir sektör müdür yoksa bol miktarda yabancı mı var? Bu yabancılar genellikle nereden (Hintli vs)?

Sosyal hayat ve iş ortamları için İngilizlerin yabancılara bakışı nasıl? İngilizlerle rahat kaynaşabiliyor musunuz yoksa İngilizler kendi arasında yabancılar kendi arasında gruplaşıyorlar mı? Bir ırkçılık olmasa bile yabancıların dil hakimiyeti ana dilleri olmadığı için İngilizlere göre zayıf olacağından (kültür ve espriler anlamında da) bir miktar kopukluk olabilir diye tahmin ediyorum. Yoksa İngilizler artık vaziyeti hazmetmiş ve hiçbir ayrım olmadan (iş anlamında sanmıyorum ancak sosyal olarak) bir birliktelik var mı? Bu konuda genel olarak bir şikayetiniz var mı?
kayip_milyon_davasi
 
Posts: 6
Joined: Fri Nov 01, 2013 6:45 pm

New postby skywalker » Thu Nov 14, 2013 11:59 am

Ben hicbir olumsuzlukla karsilasmadim, hatta Turkiye'de calistigim sirket(ler)den daha sosyal ekiplerde oldum. Yabancilara bakislari biz Turklerin yabancilara bakisindan cok daha medeni ve normal, aliskinlar cunku. %49'u beyaz Ingiliz olan bir sehir sonucta burasi. Gruplasma falan da olmuyor.

Tek sikintiniz ilk geldiginizde ofis disindayken gurultulu bi pub'a falan gittiginizde soylenenlerin kaydadeger kismini kacirabilirsiniz, o bakimdan bi kopukluk olabilir, onun cozumu de daha sik pub'a gitmek ;)
skywalker
 
Posts: 82
Joined: Fri Jul 16, 2010 9:08 am
Location: Londra

New postby 386-DX » Mon Nov 18, 2013 4:25 pm

@kayip_milyon_davasi

Etik bulmama nedenim fakirleri iyice sefalete sürüklerken zenginleri daha da zenginleştirmekten başka bir işlevleri olmaması. Tarım ürünlerinden emekli birikimlerine, havadan yaratılan paralardan şişirilmiş finansal enstrümanlara, bailout'lar aracılığıyla yağmalanan devlet hazinelerinin yüzmilyonlarca pound'luk bonuslara dönüşmesine ve en yetişmiş işgücünün bunlara alet edilmesine kadar pek çok sebebim var. Yatırım bankacılığına uzaksanız başlangıç için "inside job" belgeselini önerebilirim. Tabi bunların hepsi benim kaygılarım, elbette herkes paylaşmak zorunda değil.

Diğer sorularına gelince:
Londra özeli için konuşursak (ki zaten bilişim işlerinin büyük çoğunluğu burada) yabancı olmanın bir dezavantajı yok. Şehirdeki nüfusun yarıdan fazlası zaten yabancı. İngilizler de mühendislik yerine genelde hukuk, finans, işletme vs gudik bölümlere meraklı olduğu için iş ortamında bir İngiliz (veya Hintli vs) dominasyonu söz konusu değil. Bugüne dek 72 milletten iş arkadaşım oldu, onlar da aynen benim gibi yabancı oldukları için hiçbir sıkıntı yaşamadım. Aynısı sosyal ortamlar için de geçerli. Şahsen artık Londra'da kendimi İstanbul'da olduğundan daha "evimde" hissediyorum.

İngilizcenizin iyi olmaması özellikle iş ararken veya sonradan yükselmek isterseniz sizi zorlayabilir, ama çok da değil. "Derdinizi anlatacak kadar" konuşabilmeniz elbette şart, fakat kimse mühendislik yapacak adamdan native fluency beklenmiyor.
386-DX
ROBERT PLANT
 
Posts: 303
Joined: Fri Dec 21, 2007 1:50 am
Location: Londra

New postby eycu » Thu Dec 05, 2013 12:09 pm

Herkese merhaba,

Contractor olarak IT sektorunde calisan arkadaslara bir sorum olacak. Yeni bir projeye baslarken kullandiginiz generic bir kontrat ornegi var mi? Yazili kontratlarda nelere dikkat etmek lazim?

Tesekkurler
eycu
 
Posts: 53
Joined: Mon Jun 09, 2008 9:38 am
Location: London

PreviousNext

Return to der Karrierismus



Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests